06 Mayıs 2016

Margaret Keane

          Merhaba değerli okurlar. Geçen hafta İstanbul'dan Isparta'ya gitmek için otobüse binmiştim. Birkaç saat geçti ve gerçekten fazlasıyla canım sıkılmaya başlamıştı ve sonunda dayanamayıp önümdeki ekranın açma/kapama düğmesine bastım. Karşıma farklı bir arayüz çıktı. Kategorileri gösteriyordu bana. İlk olarak "Film" kutucuğuna dokundum ve daha sonrasında ise açılan pencerede "Biyografi" Kutucuğuna dokundum. "Büyük Gözler" adlı bir film çıktı karşıma. Hiç düşünmeden filmin resmine dokundum ve izlemeye başladım. İşte Margaret Keane ile bu şekilde tanışmış oldum. Efsane bir çizer var karşımızda.
           Büyük Gözler çiziyor her zaman. Sebebini de küçükken geçirdiği ve 1 hafta boyunca kulaklarının duymadığı bir rahatsızlığa bağlıyordu bunu: "Kulaklarım sağır olduğunda insanları anlamak için onların gözlerine bakıyordum. O günden sonra benim için gözlerin önemi biraz daha arttı." diyordu Margaret Keane. Bu yüzden de çizdiği çoğu resmindeki karakterlerin gözleri biraz büyük ve anlam dolu oluyor. Kişisel bir yorumda bulunacak olursam: Çizdiği portrelerde sadece gözleri incelemek yeterli olur. Çünkü gözlere o kadar anlam yüklüyor ki Margaret, o portreyi ayakta tutuyor o büyük gözler.
          Kısaca tanıtmak istedim bu değerli sanatçıyı. Filmi izlerseniz ve daha çok araştırma yaparsanız nasıl talihsizlikler yaşadığını göreceksiniz bu sayede.













Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İnsanın Elinden Kayan Yaşamı

      Selamlar değerli okurlar. Buralara uğramayalı yaklaşık bir yıl oldu. Keyifle yazdığım blogum, iş hayatıma yoğunlaşmamla birlikte diğer...